Ara
Om Medya
500 MİLYAR DOLAR, HAYAL DEĞİL

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, göreve gelişinin ardından, il ziyaretlerinden birini 8 Mayıs tarihinde TİM’e gerçekleştirdi. TİM İcra Komitesi Üyeleri ile basına kapalı gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, 2002’de Ankara Sanayi Odası Başkanı olduğu dönemde de ‘Türkiye 2008’de 132 milyar dolar ihracat gerçekleştirecek.’ deseler dahi bunun olmayacağı yönünde iddiaya bile girebileceğini söyledi. Türkiye’nin 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatının altı yıl gibi kısa bir sürede 132 milyar dolara, o günkü kurlara karşın ulaştığını söyleyen Çağlayan, “500 milyar dolar hedefi kesinlikle bir hayal değil ve bu hedefin hangi stratejilerle gerçekleştirileceğinin tatbik edilmesi son derece önemli.” dedi. Çağlayan, Cumhuriyet’in 100. kuruluş yıl dönümü için konulmuş olan 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin, iyi organize olabilmeleri, altyapıyı iyi bir şekilde oluşturmaları, zayıf ve güçlü yönleri iyi analiz etmeleri ve bürokratik engellerin minimuma indirildiği bir çalışma ortamının sağlanması halinde 2023’ten çok daha önce yakalanacağı kanaatini taşıdığını belirtti. 2010 yılı için 100 milyar dolar olan ihracat hedefinin 2007’de yakalandığını hatırlatan Çağlayan, ihracatın önemine işaret ederek, Türkiye’nin çıkışının ihracatın yapılmasına ve artmasına bağlı olduğunu vurguladı. Çağlayan altı yılda ihracatı 36 milyar dolardan 132 milyar dolara taşımış olan Türk özel sektörünün ve bu siyasi iradenin geçmiş referansları dikkate alındığı takdirde, bunun gerçekleştirilebilecek bir hedef olduğunu yineledi. Geçmiş yıllarda düşük kur, yüksek faiz olmasaydı ihracatçıların daha iyi noktalara geleceğine inandığını anımsatan Bakan Çağlayan, “Bugün de söylüyorum. Buradaki kur dengesi son derece önemli.” dedi.

Çağlayan: “Krizin dibi göründü”

Çağlayan sanayici ve ihracatçıların krizin dibinin görüldüğü fikrine, katıldığını belirterek, “Belki yeni gelen bir bakanın fantezisi olarak anlaşılabilir veya alışılagelmiş klasik bir şey olabilir, ama ben tüm hayatım boyunca yenilikleri, ilkleri yapmış biriyim. Bu dönemde mevcut ihracat yapımıza ve pazarlarımıza ilaveten hiç ihracat yapılmamış ülkelere, hiç ihracat yapılmamış kalemleri, hiç ihracat yapmamış illerin ihracat yapmasını istiyoruz.” diye konuştu. Küresel krizden her ülkenin aynı oranda etkilenmediğine işaret eden Çağlayan, “Krizden hiç etkilenmeyen ülkeler var. İhracat pazarlarımızda doğru stratejiler geliştirebilmek için bu önemli. Geçmişte ihracatımızın yoğunlaşmadığı ülkelere şimdi artık konsantre olmamız gereken bir zaman.” değerlendirmesinde bulundu. Her krizin sanayiciye, ihracatçıya ve kamuya dersler veren özellikleri olduğunu belirten Çağlayan, “Türkiye olarak her pazarın, her ülkenin önemli olduğunu, her ülkeye önem vermemiz gerektiğini anlayıp kavrayacak bir strateji içinde olacağız. Son birkaç gündür dünyadan da iyileşme emareleri görüyoruz.” dedi.

Kredi faizleri düşmeli

Kredi Garanti Fonu’nun hayata ne zaman geçeceğine dair bilgi de veren Çağlayan, şöyle konuştu: “Mevcut kredi garanti fonunu çok iyi tanıyan biriyim. Kredi Garanti Fonu, 750 bin TL’ye kadar KOBİ’lerin bankalardan ve finans kuruluşlarından kredi almasını sağlayan bir mekanizmaydı. Şimdi bu planlanan yeni Kredi Garanti Fonu ile ilgili çalışma benim bakanlığım alanında olan bir çalışma değil. Hazinenin bağlı olduğu bakanlıkla ilgili bir çalışma. Bu konuyu sayın Başbakanımız aşağı yukarı bir ay önce kamuoyuna duyurdu. Bununla ilgili kredi mekanizmasının nasıl olacağı, kefalet sisteminin nasıl gerçekleşeceği noktasında son noktaya kadar gelindi. Getirilmek istenen sistemle, bankaların ve kamunun kefaletiyle beraber, KOBİ’lerimizin kredilerini yeniden yapılandırarak, işletme kredilerinin verilmesi amaçlanıyor. Kredi Garanti Fonu’nun uygulamaya geçmesiyle bankaların uygulamış olduğu faizlerde de ciddi manada düşüş olacak.” Mevduata uygulanan düşük faizlerin, aynı şekilde kredilere de uygulanmasının Türk özel sektörü açısından çok haklı bir beklenti olduğunu söyleyen Çağlayan, iç tüketimin artması ve iç pazarın canlanmasında da bankacılık sisteminin uygulamış olduğu kredi faizlerinin düşmesinin son derece önemli olduğunu ifade etti.

Fanteziye yer yok

Çağlayan, önümüzdeki ekonomi koordinasyon kurulunda Kredi Garanti Fonu’yla ilgili son noktayı belirleyerek, konuyu Bakanlar Kuruluna aktaracaklarını belirterek, “Hakikaten miktar olarak ne olacağını göreceğiz. Ama bir kaldıraç, bir çarpan etkisi olan bir uygulama olacak. Yaşanılan bu küresel krizde KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın desteklenmesi son derece önemli. Desteklerimiz de bu kesime yönelik olacak.” şeklinde konuştu. Çağlayan, illerin ayrı ayrı karakteristik özelliklerinin bulunduğunu belirterek, yapacakları ortak akıl toplantılarıyla 500 milyar dolarlık ihracat hedefini yakalamak için kimin ne görevi var, bu görevler kimler tarafından uygulanacak gibi konuları değerlendireceklerini ifade etti. Çağlayan, Türkiye’nin her yerine yapılacak tanıtım çalışmaları ve bu konuyla ilgili yapılacak devlet desteklerinin de yeniden gözden geçirileceği topyekun bir çalışma olacağını söyledi. İlkleri de getirerek bu işi çeşitlendirmek düşüncesi olduğunu belirten Çağlayan, “Aman bu da fantezi şeklinde düşünülmesin. Bunlar gerçekleştirilebilecek düşünceler.” dedi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de, bu ayın başında açıkladıkları ihracat rakamlarında küçük kıpırtılar gördüklerini belirterek, “Şu anki verilerde beyanname sayısında geçen yıla göre bir artış var. Önümüzdeki dönemlerde birdenbire çok hızlı bir büyüme beklemiyoruz, ama küçülmelerin daha az olacağını düşünüyoruz.” diye konuştu. İller bazında 2001 yılında 4 adet olan 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan il sayısının, 2008 yılı itibariyle ise 11’e yükseldiğini dile getiren Büyükekşi, “Bundan sonra artık ihracat rakamlarını ihracatı 1 milyar dolardan aşağıda olan şehirlerde açıklayacağız. Bu açıklamayı yapmadan önce, bu illeri ziyaret edeceğiz ve ihracatı nasıl artırırız diye ortak akıl toplantıları düzenleyeceğiz.” dedi.
Önceki Sayfa